Sanal Kuvvet

İnternet Ve Bilişim Dünyası
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 işte warcraft hikayesi bölüm6

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
deniol
Moderatör
Moderatör


Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 28/04/09

MesajKonu: işte warcraft hikayesi bölüm6   Perş. Nis. 30, 2009 2:51 pm

Elfler, Thoradin�i Trollerin dev ordularının Quel�Thalas�ı işgal ettikten sonra güneye ineceğini ve buraya saldırıcağını söylediler.Çaresiz Elfler, askeri yardıma muhtaçtılar ve çaresiz olarak seçilmiş bazı insanlara büyü kullanmayı öğretmeyi kabul ettiler.Ancak Thoradin Büyüye duyduğu güvensizliği bir kenara bırakıp, elflere yardım etmeyi kabul etti.Hemen Strom�a gelen Elfler belli başlı seçilmiş insanları eğitmeye başladılar.



Elfler başta İnsanların büyü kullanmakta oldukça beceriksiz olduğunu gördüler ve bununla aralarında dalga geçmeye bile başlamışlardı.Tam Yüz tane İnsana en Büyünün en basit güçlerini kullanmayı öğrettiler: Sadece Trollerle savaşabilecekleri kadar.İnsan öğrencilerinin hazır olduğuna ikna olan Elfler, Savaşa doğru, Thoradin�in Dev orduları ile birlikte kuzeye doğru yola çıktılar.



Birleşik Elf ve İnsan orduları ile Troll Orduları Alterac Dağlarının eteklerinde çarpışmaya başladı.Savaş uzun günler sürdü.Arathor orduları vahşice ve delirmiş şekilde üstlerine gelen Troll ordularına hiç yorulmadan veya bir santim bile toprak vermeden savaştılar.Elf Lordları zamanın geldiğini düşünerek büyü güçlerini kullanmaya başladılar, Yüz tane İnsan Büyücü ve birçok Elf büyücüsü büyülerini kullanarak Trolleri şok ettiler.Elemental Ateşler trolleri yakarak kendilerini iyileştirememelerini sağladı ve Troller gittikçe zayıfladı.



Troll Orduları bozulmaya ve kaçmaya başlayınca, Thoradin�in orduları takip etti ve bulduklarını öldürdüler, en sonunda çok az bir Troll sayısı kaçmayı başardı.Troller bu savaştan sonra asla eski güçlerine kavuşamadılar ve tek bir Millet olarak görülmediler.Quel�Thalas�ın kurtulduğundan emin olan Elfler ve İnsanlar arasında saygı ve arkadaşlık bağları böylece kurulmuş oldu.Elfler ve İnsanlar arasında çağlar boyunca devam eden dostlukları böylece başlamış oldu.

Trisfal Bekçileri
Warcraft I�den 2,700 yıl önce

Trollerin Kuzey topraklarından sürülmesinden sonra Elfler kendi yıkılmış krallıklarını baştan yapmak için yeniden çalışmaya başladılar.Zafer kazanmış Arahtor Orduları Strom�a döndüler.İnsan Toplumu zenginleşip geliştikçe, Thoradin�in içinde bu kadar hızlı büyümenin İnsanları birbirinden ayıracağı korkusu belirdi ve bu yüzden Strom�u merkez olarak her zaman kullanıp otoritesini gösterdi.Uzun yıllar boyunca barışın kol gezdiği Lordaeron�da büyüyen İnsanlar, Thoradin�in ölümünden sonra genç nesillerle birlikte Krallıklarını büyütmek için çalışmaya başlattılar ve bu yüzden Strom�dan öteye gitmek için hayaller kurmaya başladılar.



Elfler tarafından eğitilen Asıl Yüz İnsan Büyücü, güçlerini geliştirerek, Elflerden bile öteye gitmek için uğraşmaya başladılar.Bu Büyücüler, asil güçleri ve ruhları yüzünden seçilmişlerdi ve bu güçlerini her zaman önemsediler ve sorumlulukla kullandılar ancak büyücüler bu güçlerini ve sırlarını genç jenerasyonlara öğretmeye başladıklarında, hiç savaş yaşamamış ve bu yüzden büyü gücünü hayatının her yerinde kullanmaya başlamış Genç Büyücüler ortaya çıkmaya başladı.Sorumluluk içermeyen hareketleri ile krallık içinde sorunlar başgöstermeye başladı.
Krallık büyüdükçe ve toprakları genişledikçe, Genç Büyücüler yolculuklarla Güney Topraklarına yayıldılar ve kendilerini ve halklarını vahşi hayvanları koruyarak veya avlanarak geçinmeye başaldılar ve bu da Strom�un ötesinde başka şehirler yapmaya olanak sağladı.Ancak güçleri geliştikçe, toplumdan büyücüler yavaş yavaş kopmaya başladı.



İkinci Arahtor şehiri Dalaran oldu.Dalaran, Strom�un Kuzey-Batısında kalan Hillsbrad adı verilen yerde Lordamere Gölünün Güney kıyısına kurulmuştu.Güney topraklarına yayılan büyücülerin hepsi buraya yerleşmeyi uygun gördüler.Burada Büyüyü istedikleri şekilde daha özgür bir biçimde kullanmak istediler.Büyücülerin hayalindeki şehirdi Dalaran...Böylece başlayan Dalaran inşası ile birlikte dev bir ekonomi de ardından geldi böylece Dalaran İnsanların Büyü şehri oldu.Stromdan daha büyük, daha görkemli ve güzel bir şehir olmuştu artık.Ancak Büyünün bu kadar çok kullanması, daha fazla büyücünün yetişmesine ve en sonunda büyücülerin neredeyse hepsi gerçekle sanal arasındaki farkı anlayamamaya başladı.



Sonsuzluk Gölünün yıkılması ile dünyada hapsolan ve saklanan birçok Burning Legion Ajanı Büyünün gücünü hissedince, Evrenin her tarafından gözler tekrar dünyaya çevirildi.Yer altından çıkan iblislerin tek amacı vardı artık : Dalaran.Dalaran�a önce çok zayıf Demonik saldırılar başladı ancak Dalaran Yöneticileri tarafından örtbas edildi, halktan saklandı.Birçok Güçlü büyücü Demon�ların pekşinden onları ele geçirmeye gönderile ancak hepsi güçlü Burning Legion�a karşı güçsüz kalıyordu.



Birkaç ay sonra Batıl inançlı Köylüler, Dalaran Yöneticilerinin onlardan korkunç birşey sakladığına inanmaya başladı.Etrafta Devrim dedikoduları dolaşmaya başladığında, Arathor halkı Büyücülerin gücünü sorgulamaya başlamıştı.Halkın isyan çıkarmasından korkan ve Strom�daki Kral�ın onlara karşı tavır almasından korkan Büyücüler, Sorunlarını her şeyin başlangıcını yaratan ırka açtılar : High Elfler...



Dalaran�daki Demonik aktivitenin varlığını duyan Elfler hemen en güçlü Büyücülerini İnsan topraklarına gönderdi.Dalaran�daki enerjiyi araştıran Elf Büyücüleri detaylı bir rapor hazırlayarak, içindeki Demonik aktiviteyi belirttiler.Raporun sonunda dünya üzerinde çok az demon olduğu ancak Legion�un hala çok büyük bir tehtit olduğunu belittiler.



Quel�Thalas�ı yöneten Silvermoon Meclisi, Dalaran�ın Büyücüleri ile gizli bir antlaşma yaptılar.Elfler Dalaran Büyücülerine eski Kalimdor ve Burning Legion�dan bahsettiler, eski savaşları anlattılar.İnsanlara büyü kullandıkları sürece Halklarını Legion�un ajanlarından korumak zorunda olduklarını söylediler.Dalaran Büyücüleri bunun üzerine Tek bir Ölümlü büyücüye her türlü gücü vererek Legion�a karşı olan bu gizli savaşta savaşçı olarak öne sürmek fikri ile geldiler.Böylece İnsan halkının korkması veya paranoyak bir şekilde birbirlerine saldırması önlenmiş olacaktı.Elfler bu fikri kabul ettiler ve gizli bir örgüt kurmayı kabul ettiler.Elfler her zaman bu Bekçinin ardında olacak ve onu kontrol edeceklerdi, böylece güçlenen bekçi Burning Legion Ajanlarına karşı dünyayı koruyacaktı.



Örgüt, toplantılarını gölgeli Tirisfal Glades�de yaptı.Burası aynı zamanda High Elflerin Lordaeron�da yerleştikleri ilk yerdi.Bu yüzden, Bu Örgütün adı Tirisfal Bekçileri oldu.Seçilen Ölümlü şampiyonlar Insan ve Elf Büyü gücünün tamamı ile donatılırdı.Aynı zaman diliminde sadece bir tane şampiyon olabilirdi, ve bu şampiyon tek eliyle Burning Legion�un her türlü ajanını yok edebilecek güçteydi.Bekçinin güçleri o kadar güçlüydü ki, sadece Trisfal Meclisi adı verilen Elf-İnsan ortak bir komisyonun gözetiminden geçmeden bir Bekçi seçilemezdi.Ne zaman bekçi yaşlanır, veya savaşta zayıf düşerse yerinde bir başkası getirilirdi.
Nesiller geçtikçe, Bekçiler İnsanlığı görünmez Burning Legion tehtidinden korudular.Bu gizli savaşın ardında ise Gelişen bir İnsanlık İmparatorluğu ve gittikçe yayılan bir büyü çılgınlığı vardı.Bu arada her zaman bekçiler tetikte kalmışlardı�

Ironforge � Cücelerin Uyanışı
Warcraft I�den 2,500 yıl önce

Eski çağlarda, Titanların Azeroth�u bırakınca, çocukları olarak sayılan Earthenler dünyada kalıp dilediklerince dünyaya şekil vermeye devam ettiler.Earthenler yüzdeyde geçen olaylarla ilgisi pek olmayan hiçbir yüzey ırkını tanımayan bir varlıklar topluluğuydu.Her biri dünyayı şekillendirmek için bıkmadan usanmadan uğraşıyorlardı.
Sonsuzluk Kuyusunun patlaması, her ırk gibi earthen�i de çok etkilemişti.Dünyanın duyduğu acının aynısını içlerinde hisseden Earthenler kendi kimliklerini bu çalkantılı dönemde kaybetmeye başlamışlar ve kendilerini Titanların yeraltında kalan dev şehirlerine kapatmışlardı.Bunların en çok bilineni Uldaman adı verilen şehirdir.Uldaman�ın yanında Uldum, Uludar gibi bir çok eski Titan şehri bulunuyordu.Dünyanın altında bu ırk, sekiz bin yıl boyunca uyudu.



Kendilerinin neyin uyandırdığı bilinmesede, Uldaman�da olan Earthen�ler kendilerini kapattıkları şehirlerden dışarı çıkmak istediler.Earthen�lerin yüzeye ilk çıktıkları anda fark ettikleri, bu uyuma sürecinde çok değiştikleriydi.Kayalardan oluşan derileri yumuşamış ve düzgün bir hal almıştı, taşa ve toprağa olan güçleri ise yavaş yavaş yok olmaya başlamıştılar, ve en son olarak ise artık Ölümsüz olmadıklarını anladılar.
Kendilerine Cüce demeye başlayan Irk, Uldaman�ın önündeki yerleşimlerinden ayrılıp dünya yüzeyinde dolaşmaya başladılar.Halen derin yerlere ve derinliklerdeki gizemleri araştırmaya meraklı olan Cüceler Dünyanın en büyük dağının bulunduğu yere bir krallık kurdular, ve kuruldukları toprağa Onları yaratan Titan Yaratıcısı Khaz�goroth�un şerefine Khaz Modan dediler yani Khaz�ın Dağı.Bu Titan�a duydukları sevgiden dolayı Dağın kalbine dev bir anıt diktilerev bir Demirci Ocağı kurdular ve bundan sonra etrafında gelişen şehre Ironforge dendi.



Cüceler, doğaları gereği değerli taşları biçimlendirmek ve değerli mineralleri bulmak için devamlı bir istek içinde çalıştılar.Ancak yer altına duydukları bu istek ve sevgi yüzünden yeryüzünde yaşayan komşularından hep isole yaşadılar.

Yedi Krallık
Warcraft I�den 1,200 Yıl Önce

Strom Arathor�un başkenti olarak bilinse de, Dalaran gibi birçok yeni şehir kurulmaya başladı.İlk olarak Gilneas, Alterac ve Kul Tiras adı verilen şehirler kuruldu.Hepsinin kendi düzenleri ve ticaret sistemi vardı ve hepsi de Strom�un altında birleşmekten yanaydı.

Trisfal Bekçilerin koruması ile yaşayan Dalaran halkı dünyaya büyüyü yaymaya devam etti.Dalaran Yöneticileri Kirin Tor mecilsini kurarak her türlü büyüyü, değerli eşyayı incelemeye koyuldular.
Gilneas ve Alterac Strom�un en büyük savunucuları olular ve Dev Ordular kurarak Khaz Modan�ın Kuzeylerini keşfettiler.İşte bu zaman içerisinde Cüceler ve İnsanlar ilk defa birbirleri ile temas haline geçmiştir.Bundan sonra Ironforge�ye ilk İnsanlar ayak basmıştır. İnsanlar ve Cüceler birbirleri ile birçok sırrı paylaştılar ve birbirlerinin savaşa olan ilgililerini keşfettiler.



Kul Tiras, Lordaeron�un güneyinde büyük bir adanın üstüne kurulu bir şehirdi.Ekonomisi balıkçılık ve Gemicilik ile sağlıyordu bu yüzden zenginleşmiş bir şehirdi.Zaman geçtikten sonra Kul Tiras dev bir Gemi Filosu kurarak dünyayı araştırmaya koyuldu ve değişik yerlerden değişik mineraller ve eşyalar getirdiler.
Zaman geçtikçe Strom�un Lordları kendi evlerini Kuzey Lordaeron�a taşıdılar.Eski Kral Thoradin�ın varisleri, Strom�un başkent olması konusunda ısrar etselerde Strom Lordları Kuzey�e aydınlanma ve yeni bir şehir kurma hayali ile yerleştiler.Dalaran�ın Kuzeyinde kurulan bu şehrin adı toprağın adını paylaşarak Lordaeron oldu.Lordaeron daha sonradan bir Kutsal Şehir halinde geldi, dinine bağlı olan çoğu insanın uğrak yeri haline geldi.



Arathi�nin varisleri, Strom�un terk edilişinden sonra Khaz Modan�ın Güney topraklarına indiler ve uzun yıllar süren bir yolculuktan sonra Azeroth olarak adlandırdıkları Kıtada Stormwind adlı Krallığı kurdular, ve sonunda dev bir İnsan Krallığı kurulmuş oldu.



Çok az savaşçı Strom�u koruma görevini üstlenmişti.Strom artık Krallığın başkenti değildi ve bundan sonra yeni bir millet oluşturmaya başladılar ve kendilerine Stromgarde dediler.Her İnsan şehri kendi içinde gelişmeye başlasa da, Arathor İmparatorluğu yavaş yavaş erimeye başlamıştı.Tüm şehirler birbirinden ayrılmaya ve Kral Thoradin�in birleşmiş insan imparatorluğu fikri sonsuza kadar yokolmuştu.

Aegwynn ve Ejderha Avı
Warcraft I�den 832 yıl önce

Kurulan yedi krallık birbiri arasında rekabete ve sürtüşmelere başlayınca Bekçiler bu olayın kaos yaratacağından korkarak izlediler.Zaman içinde birçok Bekçi gelip geçmişti, ancak bu zamanlarda tek bir kişi Trisfal�in tüm büyülü gücünü kontrol etmekteydi, kendisini gölgenin dev savaşçısı sayan Aegwynn�Aegwynn bir İnsan Kız çocuğuydu, Örgütün çok zor sınavlarından başarı ile geçmişti ve Bekçilik görevini kazanmıştı.Aegwynn hemen avcılığa başlayarak birçok yaratığı yoketmiştir, ve Trisfal Meclisine kafa tutacak ve Erkek üstünlüğüne bile karşı savaşacak bir Bekçi olmuştur.Düşüncesine göre Trisfal Meclisini kuran İnsan ve Elflerin bu soruna köküne bir son getirmesi için hiçbir şey yapmamaktadır.Bu yüzden sabırsız bir şekilde devamlı bir tartışma havasında geçen toplanılara rağmen Aeggwynn çok güçlü olduğundan olayı hep Bekçi olarak kalmıştı.

Trisfal�deki gücü artmaya başlayan kız, en sonunda bir yerlerde fısıldanan bir dedikoduya aldanarak Soğuk Northrend Kıtasında yaratık avına çıktı.Kuzeye yolculuk yaparak Aegwynn tüm yaratıkları dağlara kadar kovaladı.Burada bulduğu Yaratıkların çok yaşlı bir ejderhayı avladılarıydı.Dev dragon ve yanındaki dragonlar bu yaratıklarla başa çıkabilmelerine rağmen Aegwynn savaşa katılarak Yaratıkları yok etmeyi başardı.Bunlar olduktan sonra dev bir Fırtına Northrend�in üstüne çoktü ve Gökyüzünde dev bir karanlığın içinden Sargeras � Burning Legion�un Efendisi - ortaya çıktı.Aegwynn�in önünde duran Sargeras genç bekçiye yakında Trisfal Meclisinin yıkılacağını ve dünyanın yakında kontrolüne geçeceğini söyledi.



Aegwynn, kendinin bir tanrı kadar kuvvetli olduğunu sanarak Sargeras�a büyülerini gönderdi, ve garip bir şekilde Sargeras�ın dış kabuğunu yok ettiğini görünce Sargeras�ın öldüğünü zannetti ve bedenini Eski Kalimdor çağlarından kalan bir Night Elf tapınağını sular altından yükselterek Sargeras�dan geriye kalanları buraya kitledi ve tekrar tapınağı kimsenin bulamayacağını zannettiği derin sulara gömdü.Ancak Aegwynn Sargeras�ın ne planladığını asla bilemeyecekti.Sargeras taklit ölümünden sonra Aegwynn�in zayıf ruhunun içine girerek burada gizlendi.Uzun yıllar da bu bedenin içinde gizlenerek planını uygulamak için zaman kolladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
işte warcraft hikayesi bölüm6
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sanal Kuvvet :: Oyun :: world of warcraft-
Buraya geçin: