Sanal Kuvvet

İnternet Ve Bilişim Dünyası
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 internet reklamcılığı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: internet reklamcılığı   Salı Nis. 28, 2009 9:52 pm

<FONT color=#ff0000>İNTERNET REKLAMCILIĞI TERİMLERİ


Ad Server

Reklam sunucusu, bannerların yayınlanacakları websitesindeki önceden belirlenmiş alana yerleştirilmelerini, görüntülenme ve kliklenme gibi analitik bilgilerin takibini sağlayan kullanıcı arayüzü.

Arama Motoru Dostu Site

Arama motorlarının yazılımları tarafından kolaylıkla indekslenebilen web sitelerine <FONT color=red>“Arama Motoru Dostu Site” denir.

CPC (Cost Per Click)

Tıklama başı maliyet <FONT color=red>(TBM) anlamına gelir. Sadece bannerı veya diğer bir online reklam formatını klikleyen ziyaretçi başına ödeme yapılan sistem. Text bazlı reklam kampanyalarının çoğunda bu ücretlendirme metodu kullanılır.

CPM (Cost Per Thousand Impressions / Cost Per Mille)
Görüntülenme başına ödeme yapılan sistem, 1000 görüntülenme bir ünite olaraksayılır ve bu ünite üzerinden fiyatlandırılır. Bazı reklam kampanyalarında ölçü olarak CPM kullanılır. CPM fiyatı, CPM ünitesi sayısıyla çarpılarak toplam maliyet bulunur.

Örneğin;

<FONT color=red>CPM’i 10$’dan bir milyon görüntülenmede toplam maliyet 10.000$’dır.
1.000.000 / 1.000 = 1.000 ünite
1.000 ünite X $10 CPM = $10.000 Toplam
CTR (Click-Through Rate):

Kliklenme oranı. Bannerı veya herhangi başka bir online reklam formatını
klikleyenlerin, görüntüleyenlere yüzdesel oranı.

Örneğin;

<FONT color=red>bannerı bir milyon kişi görüntülediyse ve 100.000 kişi kliklediyse kliklenme oranı %1’dir.
100.000 / 1.000.000 = 0.1 = %10’dur.

Conversion

Dönüşüm;herhangi bir online reklam aracıyla (Banner, içerik bağlantılı reklam kutusu) siteye gelen ziyaretçinin istenen aktiviteyi gerçekleştirmesi. Bu aktivite satınalma, bülten aboneliği, site üyeliği gibi, siteyi ziyaret etmenin dışında herhangi bir aktivite olabilir.

Conversion Rate

Önceden belirlenen aktiviteyi gerçekleştiren ziyarteçilerin, tüm ziyaretçilere yüzdesel oranı.

CPA (Cost Per Aqusition)

Sadece conversion (dönüşüm) yaratan ziyaretçiler için maliyet hesaplanan model.

Dizinler (Directories)

Dizinler web sitelerini belli kategorilerin içine çoğunlukla editör kontrolünden sonra yerleştiren ve sıralayan web siteleridir. Dizinler çoğunlukla arama motorlarına kaynak teşkil ederler.

Impression

Herhangi bir online reklamın görüntülenme sayısı..

İçerik Arama Motorları

Bu tür arama motorlarının web sitelerini ziyaret eden küçük bir yazılımı (spider) bulunmakta ve bu yazılım web sitelerini belli aralıklarda ziyaret ederek sitedeki içeriği sunucularına indekslemektedir. Böylelikle arama yapıldığında sitenin ne ile ilgili olduğu ve neleri barındırdığı bilinmekte ve arama sonuçları çok hızlı bir biçimde oluşturulmaktadır. Her arama motorunun siteleri indeksleyiş biçimleri benzer olmakla beraber bu indeksleri değerlendirmesi farklıdır. Bu da web sitenizin farklı arama motorlarında farklı sıralarda yer alacağı anlamına gelir.

İnteraktif Reklam

Tüketicinin yalnızca aradığı niteliklere uygun ürün ve hizmetlerin reklamlarını izlemesine olanak tanıyan bir elektronik sistemde yer alan yada yapısı bu tür karşılığı bilgi alışverişine olanak sağlayan reklam.

Kalite Puanı

İnternet reklamları için reklam kalitesini ve text reklamın internet sitesi ile
alakalığına verilen puandır. Kalite puanı, anahtar kelimenin tıklama oranı (TO), reklam metininin alakalılığı, anahtar kelime performans geçmişi, ve diğer alakalılık faktörleri ile belirlenir.

Meta Arama Motorları

Bu tür arama motorları günümüzde çok azalmıştır. Çalışma mantığı web sitenizin görüntülenmeyen özel bir kodunda (Meta Tag) yer alan anahtar kelimelere göre sitenizin sıralanıyor olmasıdır.

Main Page Traffic

Belirli bir zaman aralığında, genellikle bir ayda sitenin sadece anasayfasının görüntülenme sayısı.

Page View

Bir websitesi sayfalarının toplam görüntülenme sayısı.

PPC (Pay per click)

Kliklenme başına ödeme sistemi.

ROI (Return on Investment)

Kelime anlamı olarak yatırımın geri dönüşü demektir. Bir reklam kampanyası için harcanan reklam bütçesi karşılığında kazanılan toplam rakam anlamını taşır. Bir reklam verimliliğinin ölçümünde en önemli kriter olarak değerlendirilmektedir.

RON (Run Of Network)

Sayfa veya site hedeflemesi yapılmadan, belirlenen bir websiteleri kümesinin, tüm site ve sayfalarında sayfalarında bannerların yayınlanması.

ROS (Run Of Site)

Sayfa hedeflemesi yapılmadan, belirlenen bir sitenin tüm sayfalarını ifade eder.

SEM (Search Engine Marketing)

Arama Motoru Pazarlama; açık arttırma sistemiyle anahtar kelimeleri seçerek arama motorlarında ücretli listelenme çalışması.

SEO (Search Engine Optimization)

Arama Motoru Pazarlama; arama motorlarında organik(ücretsiz/doğal) sıralanma listelerinde üst sıralarda yer alabilmek için yapılan optimizasyon çalışması.

Spider (Örümcek)

Bir çok arama motorunun, web sitelerinin içeriklerini indekslemesini sağlayan yazılımlardır.

Tıklama Ortalaması (TO)

Bir reklamın tıklama sayısının gösterim sayısına oranıdır.

Unique Visitors

Tekil ziyarteçi; belirli bir zaman aralığında, genellikle bir ayda siteyi görüntüleyen tekil ziyaretçi sayısı. Çoğunlukla IP adresleri üzerinden takip edilerek hesaplanır, siteyi ziyaret eden her bir IP adresi tekbir kişi sayılır.

Web Site Traffic

Belirli bir zaman aralığında, genellikle bir ayda sitenin ve tüm sayfalarının
görüntülenme sayısı.

<FONT color=blue size=1>Devamı gelecek ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devaam   Salı Nis. 28, 2009 9:53 pm

Internet “Dünyanın dört bir yanındaki veri tabanlarını ve bilgisayarları
birbirine bağlayan bilgisayar ağı” olarak tanımlanır.“İnter” (arasında,birbiriyle ) ile “net” (ağ) kelimelerinin bir arada kullanılmasıyla ağlar arası gibi bir anlama sahip olan internet kelimesi meydana gelir.

İnternetin en önemli özelliği birebir iletişim kurmasından önce “inter aktif”
iletişim sağlamasıdır. Internet ile tek taraflı bilgi vermek yerine, kullanıcının taleplerine göre yönlenen bir bilgi akışı gündeme gelmiştir. Birden fazla bilgisayarda bulunan bilginin tek bir kullanıcının kullanımına sağlayan ınternet, ayrıca görüntü, ses, bilgi alışverişini de sağlar.

Bu yönüyle diğer kitle iletişim araçlarından ayrılan internet, “interaktif”
kelimesini hayata geçirir. Televizyonda veya radyoda dinlediğimiz bir habere tepki versek bile kaynak bu tepkimizi göremez veya çok geç görür.
Fakat internet sayesinde tepkimizi mekan engelini aşarak gösterebiliriz. İnternet bu yönüyle kaynağı pasif olmaktan çıkarıp aktif hale getiriyor ve kaynağa alıcıyı etkileme imkanını sağlar.

İnternetin Tarihçesi

1960’ların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok üniversitesinde
ülke çapında bir bilgisayar yapısı oluşturulup bu bağlantı üzerinden veri alışverişi sağlamak amacıyla ile birçok çalışma yapılmakta idi. Bu çalışmaların sürdüğü sıralarda, asıl amaç, üniversitelerin yapmış oldukları kaynak yatırımlarını hiçbir şekilde boşa çıkarmayıp çok genel kapsamlı bir yapı oluşturmaktı. Bu arada Amerikan hükümetinin bir kuruluşu olan Advanced Research Project Agency ( İleri Proje Araştırma Ajansı – ARPA), 1972 yılından itibaren askeri kuruluşlara onların istekleri doğrultusunda bazı çalışmalar gerçekleştirdi ve bu çalışmalar sonundakuruluşun adı Defence Advanced Research Agency (Savunma İleri Araştırma Projeler Ajansı – DARPA) olarak değişti. Bu çalışmalar sırasında ARPANET ya da
DARPA Internet’i oluşturdu.

ARPANET’ İN temel görevleri şu ana başlıklar altında toplanır:

- Uzak makinalara bağlanma ( remote login )
- Dosya aktarımı ( file transfer )
- Electronic mail ( Elektronik posta) (Derebaşı, 1999: 13-14).

ARPA projesiyle başlayan girişimler sonucu 1980’lerde NSF beş tane süper
bilgisayar merkezi kurdu. Bu merkezleri sadece savaş üreticisi firmalar ve dev araştırma firmaları kullanıyordu. Bu merkezleri bağlamak için ARPAnet’in teknolojisi kullanıldı. Ardından araştırmalar üniversitelerde yapıldığı ve üniversitelerdeki araştırmacıların bu merkezlere bağlanması akıl almayacak derecede pahalı olduğu için bölgesel şebeke zincirleri yaratıldı. ARPANET 1990 yılında kullanımdan kaldırıldıktan sonra yerine ABD, Japonya ve bazı doğu ülkelerindeki omurgalar (back bone) Internet’e katıldı.

1991 yılında Minnesota Üniversitesi tarafından, Internet kaynaklarına
erişimde büyük kolaylık sağlayan GOPHER kullanıma girdi. Gopher, internet içinde çeşitli konularda arama yapmayı sağlayan bir istemci (client) programıdır. Sağladığı en önemli avantaj, internet kaynaklarını menüler halinde sunması ve kullanıcının arzu ettiği kaynak menüden seçilince, bu kaynağın internet adresi bilmeksizin de o kaynağa erişme imkanını sağlamasıdır. 1993 yılında Beyaz Saray (White House), online olarak internete bağlandı.

1994 yılında, Web üzerinde işlem yapmayı sağlayan Mosaic yazılımı
piyasaya sürüldü ve kullanım kolaylığı nedeniyle çok yaygınlaştı. Ayrıca
Amazon.com’da ilk kitap satıldı. E-mail yoluyla pazarlama ve reklama keşfedildi.

1995 yılında ise Web üzerinde işlem yapan Netscape yazılımı kullanılır hale
geldi. Yahoo!’da ilk arama yapıldı. e-Bay’da ilk sanal müzayede düzenlendi.

Tarihlere dikkatle baktığımızda internetin dünyada şöyle bir gelişimi olduğu
görülüyor; Amerika’da çok hızlı yayıldı, 1998’in ortalarında bu yayılma Avrupa’ya geçti. Avrupa altyapısı hazır olsa da biraz bekle gör politikası uyguladı.

Japonya internetle ilgilendi ve Amerika’daki internet konusundaki yatırımların hatırı sayılır bir bölümü Japon şirketleri tarafından kendi sermayelerinden kanalize ederek gerçekleştirildi. Şu anda uzak doğu ülkeleri ve ABD bu alandaki çalışmalarıyla başı çekiyorlar.

Türkiye’de İnternet

12 Nisan 1993 yılında TÜBİTAK-ODTÜ (TR-NET) işbirliği ile DPT projesi
çerçevesinde Türkiye global internete bağlanmıştır. 64 kbit/san hızında ki bu hat ODTÜ’den uzun bir süre ülkenin tek çıkışı olmuştur. Daha sonra Ege Üniversitesi (1994), Bilkent (1995), Boğaziçi (1995), İTÜ (1996) bağlantıları gerçekleştirilmiştir.

Türk Telekom’un 1995 yılında açtığı ihale ile bir konsorsiyum tarafından
oluşturulan TURNET 1996 Ağustos ayında çalışmaya başlamıştır. Bunun yanısıra Haziran 1996 tarihinde TÜBİTAK bünyesinde Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) adıyla yeni bir merkez kurulmuştur.

ULAKBİM’in temel görevlerinden biri en yeni teknolojileri kullanarak Türkiye çapında tüm eğitim ve araştırma kuruluşlarını birbirine bağlayacak Ulusal Akademik Ağ (ULAKNET) adıyla hızlı bir iletişim ağı kurmak ve bu ağ aracılığı ile bilgi hizmetleri vermektir. Türkiye’de transmisyon hatlarını kurma yetkisi ve bunlar üzerindeki mülkiyet hakkı 10.06.1994 tarih ve 4000 sayılı kanunda değişik 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 1.maddesi gereğince Türk Telekomunikasyon A.Ş. (Türk Telekom)’ne
ait bulunmaktadır. Böylece Türk Telekom’un internet omurgası konusunda da tekel yetkisi vardır. Buna karşılık, omurganın diğer alt sistemlerinin mülkiyeti Türk Telekom dışındaki özel ve kamu kuruluşlarına ait olabilir. Diğer yandan Türk Telekom, kanunun 2. ve 3.maddeleri gereğince özel ve kamu kuruluşlarına ruhsat verebilmektedir.

Şu anda Türkiye’nin internet çıkışını sağlayan merkezleri dört grupta toplayabiliriz.

· Üniversite ve akademik kuruluşların internet bağlantılarını sağlayan ULAKNETçıkışları,

· Genellikle ticari kuruluşların ve internet servis sağlayıcılarının (İSS) yararlandığı
TURNET çıkışları,

· Bazı özel şirketlerin ve servis sağlayıcıları, TURNET ile yaptıkları İnternet Erişim Noktası, (İEN) anlaşması (yasa gereğince verilen ruhsat) sonrasında kullandıkları firma bazlı doğrudan yurtdışı internet çıkışları,

· Bunların dışında kalan diğer bağlantılar

IBS Araştırma Şirketi’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırmaya göre
Türkiye’de halen 4 milyon bilgisayar sahibinin 2,5 milyonunun internet bağlantısı bulunuyor.

Ayrıca TÜBİTAK’a bağlı olarak çalışan Bilgi Teknolojileri Enstitüsü
(BİLTEN) tarafından yapılan araştırmaya göre hanelerde en çok telefon ve
televizyon bulunuyor. Ağa bağlanmanın en önemli aracı olan bilgisayar sahipliğinde oran üç yılda iki katına yükselmiştir. 1997 yılında Türkiye’de kentli hanelerin yalnızca % 6.5’i bilgisayar sahibi iken, 2000 yılında hanelerdeki bilgisayar sahipliği oranı % 12,3 olmuştur. Son üç yıl içerisindeki bir diğer önemli gelişme de evdeki bilgisayarların ağa bağlanma oranındaki artış olmuştur. 1997 yılında evdeki bilgisayarların yalnızca altıda biri Internet’e bağlı iken 2000 yılında evlerdeki bilgisayarların internete bağlanma oranı yüzde elliye yükselmiştir. 2000 yılında hanelerde Internet sahipliği % 6,5’dir.

Bu istatistik bize göstermektedir ki bilgisayara ve internete olan talep giderek artmaktadır. Geçmişte sadece oyun ve bilgi depolamak amacıyla kullanılan bilgisayarın internet sayesinde alım cazibesi artmış ve bu satışlara yansımıştır. İnternetin yeni kullanım alanları yaratması (eğlence, bilgi, iletişim vb) kendisine olan talebi de sürekli olarak arttırmaktadır. Yeni bir iletişim ve ticaret mecrası olan internetin gelişimi ve denetlenmesiyle ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından İnternet Üst Kurulu oluşturulmuştur..

Devamı gelecek ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devam   Salı Nis. 28, 2009 9:54 pm

Elektronik Ticaret Nedir?

Bireyler ve kurumların; açık ağ ortamında (Internet) ya da sınırlı sayıda kullanıcı tarafından ulaşılabilen kapalı ağ ortamlarında (Intranet) yazı, ses ve görüntü şeklindeki sayısal bilgilerin işlenmesi, iletilmesi ve saklanması temeline dayanan ve bir değer yaratmayı amaçlayan ticari işlemlerinin tümünü ifade etmektedir. Uluslararası organizasyonların ve bu alanda faaliyet gösteren bazı uluslararası kuruluşların elektronik ticaret tanımları aşağıda verilmiştir;

Elektronik ticaret;

Mal ve hizmetlerin üretim, reklam, satış ve dağıtımlarının telekomünikasyon ağları üzerinden yapılmasıdır ( Dünya Ticaret Örgütü). Sayısallaştırılmış yazılı metin, ses ve görüntünün işlenmesi ve iletilmesine dayanan kişileri ve kurumları ilgilendiren tüm ticari işlemlerdir (OECD - İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı).İş, yönetim ve tüketim faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılanmış ve yapılanmamış iş bilgilerinin, üreticiler, tüketiciler ve kamu kurumları ile diğer organizasyonlar arasında elektronik araçlar (Elektronik posta ve mesajlar, elektronik bülten panoları, WWW teknolojisi, akıllı kartlar, elektronik fon transferi, elektronik veri değişimi vb.) üzerinden paylaşılmasıdır (UN-CEFACT - Birleşmiş Milletler Yönetim, Ticaret ve Ulaştırma İşlemlerini Kolaylaştırma Merkezi)
Dünyada yapılan online harcamaları incelediğimiz zaman her sene neredeyse ikiye katlanarak büyüdüğünü görmekteyiz. Bu hızlı artışın en önemli sebebi elektronik ticaret faaliyetlerinin henüz çok kısa bir geçmişinin olması yüzündenbütün kullanıcıların elektronik ticaretin yapılış şekli hakkında ancak bilgilenmesi ve şirketlerin altyapılarını bu ticari şekle uyumunu ancak sağlamaları olarak yorumlayabiliriz. Tahminim o dur ki zamanla beraber elektronik ticaretin hacmi bir noktadan sonra daha yavaş ve daha önemlisi daha düzenli bir şekilde artacaktır.


Türkiye’deki elektronik ticaret hacminin Dünyadakinin yüz binde 16’sı kadar bir orana sahip olması Türkiye’deki kredi kartı kullanımının düşük olması ve elektronik ticaret yapan şirketlerin altyapılarını belli bir düzene kavuşturmamaları ile tanıtımlarını çok etkin bir şekilde gerçekleştirmemeleri şeklinde yorumlayabiliriz..

Elektronik Ticaretin Tarihçesi

İletişim ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak 1980’li yılların ikinci yarısında ortaya çıkmış olan “elektronik ticaret” kavramıyla ilk defa, 1994 Amazon.com adlı web sitesinde ilk kitap satılmasıyla karşılaşıyoruz. Bu satışın arkasından aynı yıl içerisinde e-mail yoluyla pazarlama ve reklam keşfedildi.

1995 yılında arama motorlarının öncülerinden olan Yahoo!’da ilk arama yapıldı. Aramanın yapılabilmesi insanları yaptıkları aramaya göre yönlendirme şansını sağladı. Örneğin siz bilgisayar hakkında bilgi edinmek istiyorsanız.

Arama motorlarına girip bu kelimeyi araştırıyorsunuz (searching) ve bu araştırma sırasında elektronik ticaret şirketleri eğer bilgisayar ile ilgili bir ürün satıyorlarsa arama sırasında karşınıza arama sonucu olarak veya sayfa üstü ile altında reklam olarak olarak çıkma imkanına sahip oldular. Yine aynı yıl içerisinde e-Bay adlı alışveriş sitesinde ilk sanal müzayede düzenlendi. Son yıllarda elektronik ticaret konusundaki uluslararası katılımlı çalışmalar hız kazanmış ve içerik olarak zenginleşmiştir. Elektronik ticaret konusunda en geniş katılımlı konferans son olarak OECD’nin Ekim 1997’de Turku Finlandiya’da düzenlemiş olduğu “Global Elektronik Ticaret Önündeki Engellerin Kaldırılması Konferansı”dır. İş dünyası ile devlet uygulamaları arasındaki ilişkileri incelemek üzere bu konferans için hazırlanan “Sacher Raporu”nun giriş paragrafında da belirtildiğine göre insanlık, elektronik ticaretin sunduğu imkanlar sayesinde, tarihinin en büyük teknolojik devrimi ile karşı karşıyadır. Aynı raporda bu gelişme, çoğunlukla Gutenberg’in baskı tekniğini geliştirmesi ya da 1800’lerde başlayan teknoloji devrimi ile eşdeğer tutulmaktadır..

Devamı gelecek..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devammmmmmm   Salı Nis. 28, 2009 9:54 pm

İnternet Reklamcılığı

İnternet Reklamcılığı Nedir ?

Reklam sözcüğü, Latince clamare (çağırmak) fiilinden gelmektedir. Bu
anlamıyla reklam batı dillerinde avcıların av avlarken avlarını cezbetmek, çağırmak için kullandıkları hileleri, yolları, yöntemleri, ifade etmek için kullanılmıştır. Günümüzde reklamcılık daha çok özel kuruluşların ürettikleri mal veya hizmetlere talep yaratmak veya var olan talebi arttırmak amacıyla kitle iletişim araçlarında yer veya zaman satın alarak giriştikleri tanıtma faaliyetlerinde kullandıkları bir iletişim tekniğidir. İnternet sayesinde reklamcılar kendilerine yeni bir av sahası daha edindiler. İnternet reklamcılığı online pazarlama ve interaktif reklamın bilinmesi gerekir.

Online pazarlama, ürün veya hizmetlerini internette sunan şirketlerden oluşmaktadır. Online pazarlama genellikle diğer web sitelerinde reklam yayınlayarak veya reklamı bir başka yöntemle hedef kitleye sunarak yapılır.

Online reklamın üç temel amacı vardır;

# Bir markanın, kuruluşun ya da web sitesinin, bir banner ya da metin reklam kullanarak, kamuoyu nezdinde bilinirliğini arttırmak.

# Web sitesinin ziyaretçi trafiğini oluşturup genişletmek.

# Tüketici tepki yönetimini web sitesine yönlendirerek bir reklam kampanyasınınstratejik amacını oluşturmak.

İnternet eğitimden sağlığa, ticaretten turizme, iletişimden kültüre, bir çok alanda etkisini göstermektedir. Buna paralel olarak sayısız yeni web sitesi yayına geçmekte, beraberinde çok çeşitli reklam uygulamalarını da kullanıcıya sunmaktadır. Bu arz talep dengesi içinde, günümüz reklamcılık sektörünün vazgeçilmez parçası olan internet reklamcılığı oluşmuştur.

İnternet reklamcılığı tüm geleneksel reklam yöntemlerinin özelliklerini yapısında barındırdığı gibi, bunun yanında yapılan reklamın başarıya ulaşıp ulaşmadığının ölçümlenebilmesi ve hedef kitle ile bire bir iletişim kurabilmesi özelliklerine de sahiptir. Ayrıca Morgan Stanley’nin 2004 yılında yaptığı bir araştırmaya göre; diğer medya araçları ile karşılaştırıldığında 50 milyon kullanıcıya ulaşma süresi radyonun 38 yıl, televizyonun 13 yıl, internetin 5
yıl olması, internetin hedef kitleye ulaşmadaki hızını da göstermektedir.


İnternet ortamında kullanılan ilk reklam modeli webdir. Fakat çok çeşitli web sitelerinin yarattığı karmaşa alternatif reklam modellerinin gelişmesine neden olmuş, bunun sonucunda butonlar ve bannerlar ortaya çıkmıştır. Zaman içinde bu reklam modellerine text links (metin bağlantılı) reklamcılık, e-posta reklamları, içerik sponsorlukları, Pop-Up (istenmeden beliren) reklamlar da eklenerek internet reklamcılığı dünyası çeşitlilik kazanmıştır.

İnternet Reklamcılığının Tarihçesi

İnternetin 80’li yıllarda toplumun kullanımına ilk açıldığı dönemlerde, tam birreklam aracı olarak kullanılması pek de ana hedef değildi. Başlangıçta sadece dolaylı tanıtımların hakimiyeti vardı ve web sayfalarının ziyaretçilerine, oluşturuluş amaçlarına hizmet eden bilgiler sunuyorlar, bu arada da belli bir tanıtım görevini de paralel olarak yürütüyorlardı. En çok rastlanan metot ise ekranın bir kenarında görüşe sunulan hareketli metinlerdi.

Ancak 1990’ların gelmesiyle birlikte artan kullanıcı sayısına bağlı olarak, online reklamcılıkta bir patlama meydana geldi. Büyük yayınevleri ve internet yatırımcıları bu mecranın daha profesyonel şekilde kullanılabilmesi amacıyla çeşitli arayışlar içerisine girdiler ve web sayfalarını taşıdıkları birincil bilgilerin dışında ek mesajlara da yer verebilecek ortamlar olarak görmeye başladılar. Böylece ortaya çok çeşitli başka sayfalara bağlantıimkanları da sunan web sayfaları çıktı.

Şu anda internet reklam pazarı, yaklaşık 120 milyar dolar büyüklüğündedir ve birkaç yıl içerisinde iki katına çıkması beklenmektedir. İnternet reklamlarının maliyeti ise 20 ile iki yüz bin dolar arasında değişmekte ve uygulamanın teknik özelliklerinin yoğunluğuna göre fiyatlandırılmaktadır.

Günümüzde ise kitlenin her türlü bilginin kaynağı olarak interneti seçmesi ile , websitlerinin değerleri , içeriklerine ve güncellemelerine verdikleri önem , ziyaretçi sayılarının artıması ile markalar tarafından keşfedildi.İnternet reklamcılığı adındaki bu bebeğin kuzenlerinin ilk doğduğu yere, Amerika’ya, 2002 yılı itibariyle baktığımızda şunları görüyoruz.

IAB/ Pricewaterhouse Coopers’ın yaptığı araştırmaya göre Amerika’da 2002 yılının ikinci çeyreğindeki web reklam gelirleri birinci çeyreğe nazaran biraz düştü. Amerika’da online reklam sektörü 2002 yılının 1. çeyreğinde 1.52 milyar USD ciroya ulaşırken, bu rakam 2. çeyrekte 1.46 milyar USD’da kaldı. Dolayısıyla yılın ilk altı ayında toplam ciro 2.98 milyar USD oldu. Bu durumda, iki çeyrek arasında %4’lük bir düşüş yaşandığı ortaya çıkıyor.

IAB son çeyrekte, reklamlar içinde en büyük payın % 32 ile, tüketici-hedefli reklamlar olduğunu, bunun da yarısından fazlasının perakendeci firmaların reklamları olduğunu belirtti. Bilişim reklamları % 19 olarak gerçekleşti. Finans ve medya firmaları bu oranı %13’erlik dilimlerle takip etti. Daha fazla detaya inildiğinde, tüketiciye yönelik reklamveren sektörlerin önde gelenlerinin Perakende, Otomotiv ve Turizm olduğu gözlemlendi. IAB, gelirin % 75’inin büyük oyuncular tarafından paylaşıldığını söyleyerek, performans-bazlı fiyatlamanın daha çok ilgi görmeye başladığını, CPM reklamcılığa olan ilginin ise azaldığını iletti.

2002 yılının ilk 6 ayında, izlenim bazlı reklamlar, % 45 olarak gerçekleşti. Daha önce bu rakam % 50 idi. Ama, performans bazlı reklamlar % 10’den % 15’e çıktı.

Reklam türleri de değişim gösteriyor. 2001 yılının ilk yarısıyla karşılaştırıldığında, 2002’nin ilk yarısında banner kullanımı %3 azalarak, % 33 oldu. Sponsorluklar da %28’den % 24’e düştü. Buna karşın, sınıflanmış (liste) reklam gelirleri % 15’lik yerini değiştirmedi. Anahtar kelime satışları %5 artarak %8 oldu. Zengin (Rich) medya reklam satışları % 1’lik artışla % 3 oldu. Zengin medya reklamları, hareketli olduğu için, daha çok ilgi topluyor. Endüstri gözlemcileri rich medya’yı, web reklamcılık sektörünün gelişmesine en çok etken olacak reklam türü olarak değerlendiriyorlar. İnternet çok cazip bir reklam mecrası olduğu halde, Türkiye’de beklediği düzeyde ilgiyi hiçbir zaman göremedi. Bunun bir nedeni olan ekonomik kriz, her sektörde olduğu gibi internet sektöründe de kendini gösterdi. Hatta krizin en büyük faturalarından birinin de internet reklam sektörüne kesildiği söylenebilir. Bunun için genelde gösterilen başlıca sebep ise, İnternet’in henüz ‘rüştünü ispatlamamış’ bir mecra olmasıydı.

Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda internet reklamlarının toplam payı
hakkındaki yorumlar ve tahminler kaynaktan kaynağa önemli farklılıklar gösteriyor. 1999 yılında 1 milyon dolar, 2000 yılında ise 7-9 milyon dolar arasında gerçekleşti. 2001 yılı sonuna doğru yapılan tahminlerde bu rakamın 10 milyon doları geçmesi bekleniyordu. Verilen bu rakamlar hakkında kesin bir şey söylenememesine rağmen, en kesin olan nokta Türkiye’de yıllık internet reklam payının hiçbir zaman iki basamaklı milyon dolarlara ulaşamamış olduğudur. Sektörde çalışan bir çok uzman da, Türkiye’deki internet reklamcılığının bu rakamların çok daha altında seyrettiğini dile getirmektedir.

Bir Reklam Mecrası Olarak İnternet

İnternet, bugüne kadar gelen tanıtım ve pazarlama anlayışına yepyeni bir boyut getirmektedir. Internet üzerinde Web sayfaları standart olarak;

# Yüz yüze iletişime (görüntüsel anlamda) yer verir.

# Yazılı ve sözlü iletişime yer verir.

# Hareketli ve hareketsiz görüntü iletişimine yer verir.

# Çok yönlü, doğrudan etkileşimli bir ortamdır :

Örneğin; teleteks yayını yapan TV kanallarında erişilebilecek, son derece kısıtlı bilgi içeren ve görsel değeri çok zayıf olan iletişim alanının, herhangi bir kanala, zamana ve estetik kusurlara bağlı olmaksızın çok gelişmiş şeklidir.

Devamı gelecek..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: dev am   Salı Nis. 28, 2009 9:55 pm

Web Sayfaları (görüntülü ve sesli iletişim)

Internet üzerinde, kişilerin etkileşimli olarak yararlanabileceği, hareketli ya da hareketsiz, sesli ya da sessiz görüntülerden oluşan tanıtım amaçlı ekran sayfalarıdır. Benzer bir tanıtım ortamı olan televizyon, yapısının gereği, ihtiyaç sahibi potansiyel müşterileri etkilemek için, farklı zaman, kanal ve sürelerle yayın yapmak zorundadır. Bu da, izleyiciler üzerinde istenilmeyen olumsuz etkiler bırakarak, başka kanalları seyretmesine, dolayısıyla televizyonda tanıtım maliyetinin artmasına neden olmaktadır. Halbuki, bu kişilerin ihtiyaç duydukları veya duyabilecekleri çok çeşitli ürün
ve hizmetler bulunmaktadır. Kişiler, özellikle ihtiyaçlarını belirlemek için, çarşı ve pazarları dolaşmaktadır. İşte, Internet ortamındaki tanıtım ve pazarlama şekli, ihtiyaç sahibi kişilerin, bir ürün veya hizmete ihtiyaç duyduklarında ulaşabileceği bir araştırma ortamıdır. Bütün sorun, bir ürün veya hizmeti tanıtmak ve pazarlamak isteyen kuruluşların, Internet ortamında, el altında ve ulaşılabilir olmalarıdır. Internet’in zamanla, yerle ve miktarla sınırlı olmayan tanıtım özelliği, ihtiyaç sahiplerine, istedikleri herhangi bir zamanda, dünyanın herhangi bir yerinde, istedikleri kadar süre ve tekrarla izleme imkanına Web sayfaları ile ulaşmasını
mümkün kılar.

İnternette reklam çeşitleri oldukça fazladır. Şu an en çok tercih edilen reklam şekli web sitesidir. İnternette bir şeyin reklamı ve tanıtımı yapılacaksa ilk aşama bir web sitesinin var olmasıdır. Bir web sitesi sahibi olduktan sonra internetteki binlerce reklam şeklinin kapısı aralamış oluruz.
Arama motorlarına kayıt, ücretsiz reklam ve hit sitelerine kayıt, internette çok kişi tarafından girilen sitelere "banner" yoluyla reklam, toplu e-mail gönderme yapılan reklam çeşitleri sıralanabilir.


Siteniz olmadan da internetten reklam yapabilirsiniz fakat yeterli olmaz. İnternette verdiğiniz reklamı bir internet kullanıcısı görecek, yine internet üzerinden daha detaylı bilgi arayacaktır. Telefonla irtibat internet üzerinden genelde üçüncü aşamadır. Sitenize reklam yoluyla kullanıcı girer, istediği şeyi internet sitenizden inceler ve daha sonra telefon ve adres yoluyla irtibata geçer.

İnternet Reklamcılığının Önemi

Dünya’da ve Türkiye’de hızla yaygınlaşan İnternet teknolojisinin bir getirisi olan İnternet’te reklam hayatımıza girmiş ve gün geçtikçe önem kazanmaya başlamıştır. Markaların tek amacı hedef kitlelerine en etkili ve en hızlı bir şekilde ulaşabilmektir. İnternet reklamcılığı, internet kullanıcı sayısının gün geçtikçe
artmasıyla, internette reklamı yapılan Markaların daha çabuk fark edilmesini sağlamış ve televizyon-basın reklamcılığından daha etkili olmaya başlamıştır.

İnternet henüz emekleme çağında olan bir kitle iletişim aracı ve bir ticari mecradır. Henüz gelişim süreci çok yeni olduğu için yapılan araştırmalar ve bu araştırmaların sonucunda yapılan geleceğe yönelik tahminler bilimsellikten ve gerçeklikten uzak düşmektedir. Dünya ve Türkiye şu anda interneti tanımaya çalışıyor. Onun üzerinde hangi faaliyetlerin uygulanabileceği yapılan çeşitli deneylerle sınanıyor.

Elektronik ticaret konusunda görülen o dur ki belli bir altyapı oluşturmadan (güvenlik, tanıtım, lojistik destek vb) yapılan girişimler büyük bir hüsranla sonuçlanabilmektedir. İnternette ticari faaliyetlerin yürütülebilmesi için hedef kitlenin de bu konuda bilgisinin ve bilgisayar kullanıcılarının sayısının arttırılması gerekmektedir. Batı ülkelerinde bilgisayar üreticileri, reklam şirketleri ve ticari kuruluşlar ortak çalışmalar yaparak bilgisayar fiyatlarını en alt düzeyde tutarak bilgisayar kullanıcı sayısının gün be gün artması için çaba göstermekteler.

Bu çalışmanın yanısıra –özellikle Batı ülkelerindeki - hükümetler, uluslar arası organizasyonlar (Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ) hukuk ve güvenlik sorunlarını çözerek bu alanda insanların güven içerisinde ticari faaliyetlerini yürütebilmesini ve küreselleşme süreci içerisinde ürün ve hizmetlerin dağılımının daha da kolaylaştırılması için çalışmalarını sürdürüyorlar.


Özetle internet, elektronik ticaret ve internet reklamcılığı birbirine bağlı olarak gelişimlerini sürdürmektedirler. Türkiye’nin bu alanlarda yaptığı çalışmalarına baktığımızda gelişmekte olan diğer ülkelere oranla biraz daha öne çıktığını görmekteyiz. Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde olmasından dolayı teknoloji alanında ki belirlenmiş eksikliklerini tamamlamaya çalışan Türkiye internet konusunda hukuki zeminde ki boşluğu doldurmaya yönelik çalışmalarına devam etmektedir..

İnternette Reklam Uygulama Şekilleri

İnternetin başlangıcından itibaren ortaya çıkan ilk reklam türü olması açısından banner reklamlar web reklamcılığında çok önemli bir yere sahipler. Bu gün bile İnternet’te ilk defa reklam veren şirketlerin çoğu, alternatif reklam arayışına girmeden banner reklamı tercih etmekteler. İnternet Reklam Bürosunun (Internet Advertising Bureau) yaptırdığı bir araştırmaya göre, internette kullanılan en yaygın reklam türü bannerlar, ikinci en yaygın tür ise site sponsorluklarıdır. Ancak çoğunlukla ölçümlenmesinin kolay olması ve kısa sürede satış arttırmak amacı gütmesi açısından bannerlar daha çok tercih edilmektedirler.

Günümüzün gelişmiş pazarlarında, özellikle kesin tanımlanmış hedef kitlelere yönelik reklam çalışmalarına ayrılan bütçelerin ortalama yüzde 50’lik kısmının, online banner oluşturmaya kanalize edildiği gözlenmektedir. Buradaki en önemli tercih unsuru, banner kampanyaları üzerinde sahip olunan kontrol ve yönlendirme imkanlarıdır. Bir ilan formatında hazırlanmış ve kullanıcının eylemine bağlı olarak aktif hale geçerek, reklam taşıyıcısı olan sayfa ile reklam verenin sayfası arasında ilgili bağlantıyı kuracak özellikle programlanmış grafik bir objedir. Bu objeler karşımıza,
afiş veya düğme (button) şeklinde çıkabilir. Yapılan son araştırmalar, söz konusu objenin büyüklüğü ile online reklamın etkinliği arasında bir tür doğru orantı ilişkisi olabildiğini vurgulamakta olsalar da, buradaki ilişki “ne kadar büyük, o kadar iyi” tarzında bir sonuç doğurmamaktadır. Çünkü internet kullanıcıları, abartılmış büyüklükteki reklam objelerinden rahatsız olarak ürüne karşı olumsuz koşullanma doğurabiliyorlar.


Banner

İnternetin başlangıcından itibaren ortaya çıkan ilk reklam türü olması açısından banner reklamlar web reklamcılığında çok önemli bir yere sahipler. Bu gün bile İnternet’te ilk defa reklam veren şirketlerin çoğu, alternatif reklam arayışına girmeden banner reklamı tercih etmekteler. İnternet Reklam Bürosunun (Internet Advertising Bureau) yaptırdığı bir araştırmaya göre, internette kullanılan en yaygın reklam türü bannerlar, ikinci en yaygın tür ise site sponsorluklarıdır. Ancak çoğunlukla ölçümlenmesinin kolay olması ve kısa sürede satış arttırmak amacı gütmesi açısından bannerlar daha çok tercih edilmektedirler.


Günümüzün gelişmiş pazarlarında, özellikle kesin tanımlanmış hedef kitlelere yönelik reklam çalışmalarına ayrılan bütçelerin ortalama yüzde 50’lik kısmının, online banner oluşturmaya kanalize edildiği gözlenmektedir. Buradaki en önemli tercih unsuru, banner kampanyaları üzerinde sahip olunan kontrol ve yönlendirme imkanlarıdır. Bir ilan formatında hazırlanmış ve kullanıcının eylemine bağlı olarak aktif hale geçerek, reklam taşıyıcısı olan sayfa ile reklam verenin sayfası arasında ilgili bağlantıyı kuracak özellikle programlanmış grafik bir objedir. Bu objeler karşımıza, afiş veya düğme (button) şeklinde çıkabilir. Yapılan son araştırmalar, söz konusu objenin büyüklüğü ile online reklamın etkinliği arasında bir tür doğru orantı ilişkisi olabildiğini vurgulamakta olsalar da, buradaki ilişki “ne kadar büyük, o kadar iyi” tarzında bir sonuç doğurmamaktadır. Çünkü internet kullanıcıları, abartılmış büyüklükteki reklam objelerinden rahatsız olarak ürüne karşı olumsuz koşullanma doğurabiliyorlar. Ancak bannerların küçük olmalarından kaynaklanan yeterince “müdahale edici” bir yapıya sahip olmamaları bu tercihi ileride etkileyebilir.

Örneğin bir televizyon reklamı, izlediğimiz bir program arasında yayını keserek devreye girebiliyor ve belli bir ölçüye kadar dikkatimizi çekebilecek, reklamı izlettirebilecek zamanı yaratabiliyor (program akışına ve izleme olayına müdahale edilebiliyor). Ancak bannerlar için aynı şeyi söylememiz pek mümkün değil. Banner reklamlar, internetin bütünselliği içinde karşımıza çıktıkları için dikkat çekmeleri daha zordur.

İnternet kullanıcıların çoğunun da bir amaç doğrultusunda sörf yaptıkları düşünecek olursak sadece çok dikkat ya da ilgi çeken bannerların görüleceği, yahut aranılan şeyle ilgili bir banner ile karşılaşma durumunda bannerların tıklanacağını söylemek yanlış olmaz. Zaten hedef kitlenin belirlenmesinden sonra bannerların mutlaka ilgili ve bağlantılı sitelere yerleştirilmeleri gerekmektedir.

Devamı gelecek ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: de vam   Salı Nis. 28, 2009 9:58 pm

Affiliate

“Affiliate” programlarını ise şöyle tanımlayabiliriz. Online satış yapan büyük mağazaların, küçük site operatörlerinin işlettiği sitelere ya da kişiye özel sayfalara linkler koyarak satış yapmaları. Tabii ki bu siteler satın almayı yapan kişinin hangi siteden geldiğini kolayca belirleyebildikleri için, reklamı koymuş olduğu site sahibine de satışlar üzerinden komisyon vermektedir. Bu sayede sadece satış başına komisyon ödeyen büyük site sahipleri binlerce sitede de reklamını bedava yapma fırsatını bulmaktadır. Bu tip satış yapan mağazalara en güzel örnek amazon.com’dur.

İnnersitial ve Supersitial

“İnnersitial” veya “supersitial”lar ise kullanıcının sayfalar ya da siteler arasında geçiş yaparken karşısına çıkan tam sayfa reklamlarıdır. Bu reklamların en büyük avantajı reklamın otomatik olarak kullanıcının dolaştığı pencerelerin arkasında kalarak yüklenmesidir. Kullanıcı böylece reklamın indirilmesi gereken sürede istediği siteleri dolaşabilir ve reklam tam olarak yüklendikten sonra reklama bakabilir.

Bu sayfalar açılırken genellikle müzik ya da animasyon kullandıkları için hem daha etkili , hem de müzik ve animasyondan dolayı ağır indirildikleri için kullanıcıyı sörf yaparken engellememiş olurlar.

İçerik Sponsorlukları

Sponsorluk afişleri, kullanıcının karşısına bir başka mini web sayfasını çıkartmak amaçlı tasarlanır. Bu mini sayfalara ulaşım, bazen sponsor olan sayfanın ziyaret edilmesi sırasında rastlanacak bir interaktif afiş üzerinde olabildiği gibi, bazen de sponsor olan sayfaya bağlanıldığı anda otomatik olarak gerçekleşir.

Böylece internette dolaşan kişiler, arayıp da sayfasına ulaştıkları isimlerin sponsor oldukları aktiviteler hakkında kısa yoldan haberdar edilebilir.

İnternet Reklamcılığı Avantajları

İnternette reklam, internetin hayatımıza girdiği ilk günlerden itibaren popülaritesi artan bir reklam şeklidir. Gerek internet teknolojisinin günden güne gelişmesi, gerekse bu platformdaki reklamların düşük maliyetli olması, diğer reklamlara göre avantaj sağlamaktadır. İnternet reklamlarının diğer bir önemli üstünlüğü ise geri bildiriminin hızlı olmasıdır. Diğer platformlarında yayınlanan reklamların etkinliği bir ay gibi uzun bir sürede ölçülebilirken, internet reklamlarının ölçümlenmesi en çok bir saatte gerçekleşmektedir.

Yayında olan bir reklamın belirlenen bir süre içerisinde kaç kez gösterildiği ve tıklama aldığı raporu çok kısa zamanda reklamverenin bilgisine sunulur. Aynı zamanda internet reklamları üzerinde anlık değişimler de yapılabildiğinden, gelen tepkilere göre reklam revize edilebilmektedir.

Diğer taraftan internette özel olarak ulaşmak istediğiniz kitleye reklam yaparsınız. Doğru oluşturulmuş bir kampanyada, reklamınız, faaliyetinizle ilgili kişilere yani sizden hizmet veya ürün almaya hazır bir hedefe sunulacağından geri dönüş almanız kısa zamanda gerçekleşecektir.

Bir reklamveren olarak, internet reklamlarının yüksek maliyetli olacağını düşünüyor olabilirsiniz. Oysa durum sanıldığı gibi değildir. Sayılan tüm avantajlarının yanı sıra, bir internet reklamı hazırlanması ve yayınlanmasının maliyeti, televizyon, radyo ve basılı medyadan çok daha düşüktür.

İnternet reklamcılığı, internet tabanlı uygulamalarda ve web sitelerinde ses, görüntü, animasyon gibi teknolojilerin kullanıldığı bir reklam tipidir. Internet reklamcılığı ülkemizde 2003 yılı başlarından itibaren yükselişe "geçmiş, sürekli artan bir trend takip etmiş, reklam verenler tarafından tercih edilen bir medya organı olmuştur. Kolay ölçümlenebilir olması, düşük maliyet ile yüksek görüntülenme oranına sahip olması ve direkt olarak hedeflenen kitleye ulaşması Türk reklam verenler tarafından tercih edilmesinin başlıca sebepleri olmuştur.

Interaktif Olması

Doğrudan iletişim & tepki Bilgilenme isteğine yol açma Tüketici ile diyalog geliştirilmesine neden olma Satışa yönelik promosyonlarla katılımı sağlama Markanın hedef kitlesinin datalarını toplama imkanı

Bireysel Olması

Hedef kitleye odaklı kesin erişim istenen detayda internet kullanıcı profili. Hedef kitleye odaklı reklam. Networkümüzdeki web sitesinde günde milyonlarca kez reklam gösterme kapasitesi..

Ölçülebilir Olması

Gerçek zamanlı raporlama . Reklamın kaç kişi tarafından görüldüğü
Kaç kişinin reklama ilgi gösterdiği . Kaç kişinin web sitesini ziyaret ettiği Reklama ilgi gösteren kitlenin demografik yapısı

Ekonomik Olması

Birim kişiye ulaşma maliyeti . Birim kişiye ulaşma süresi.

Esnek Olması

Reklam yayına alış sürecinin kısa oluşu . Reklam veya içeriğinin hızlı müdahale ile değiştirilebilmesi. Reklamın yayında olduğu siteler dışında bir site talep edildiğinde kısa sürede geçiş yapılabilmesi.

Türkiye’deki Online Reklam Uygulamaları

İnternet 5 yıl gibi çok kısa bir zaman içinde, dünyada 200 milyon Türkiye’de ise yaklaşık 3 milyon kullanıcıya ulaştı. Oysa, televizyon bu rakama 13 yılda ulaşabildi. Günümüzde internet kullanıcılarının, özellikle genç, eğitim ve gelir düzeyinin ise orta ve üstü kesimden olması, İnternet reklamcılığının etkinliğini arttırıyor. yapılan araştırmalara göre, internet kullanıcıları arasında televizyon seyretme oranı da oldukça düşük. Nitekim, 1997 yılından itibaren gelişmiş ülkelerde televizyon seyretme oranı düşüyor. İnternet alanında yaşanan hızlı ve etkin gelişme,
onlıne reklamlarda da izlenmekte. Türkiye’de İnternet reklamcılığının günlük yaşama girmesi, reklamları da bu alana kaydırmakta.

İnternet büyük bir hızla günlük yaşama girmesine, diğer mecralar karsısında birçok üstünlüğünün olmasına rağmen, gerek ülkemizde, gerekse dünyada henüz potansiyelini tam olarak kullanamıyor. Dünyada onlıne reklam harcamaları 2000 yılında bütün dalgalanmalara rağmen, 9 milyar dolara ulaştı. Türkiye’de ise internet reklamlarının 8 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor..

Devamı gelecek..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: d evam   Salı Nis. 28, 2009 9:58 pm

Rakamlarla İnternet Reklamcılığı

Çeşitli araştırma şirketlerinin ülkemizde yaptığı çalışmalarda, onlıne reklam harcama rakamları farklılık göstermekte. Bu nedenle, Çeşitli araştırma gruplarının verilerini toplamaya çalıştık. Cedit Suisse’e göre, Türkiye’nin onlıne reklam harcamaları 2000 yılında 9 milyon dolar. 2001 yılında ise bu rakam 825 milyon dolara ulaşacak. Türkiye’de onlıne reklam harcaması: (Cedit Suisse) 1999 yılında 5 milyon dolar 2000 yılında 9 milyon dolar 2001 yılında 75 milyon dolar 2002 yılında 120 milyon dolar 2003 yılında 200 milyon dolar 2004 yılında 450 milyon dolar 2005 yılında 825 milyon dolar Merrill Lynch’in tespitlerine göre, Türkiye’de yüksek bant genişliğinin altyapısının tamamlanmasıyla, ISP ve DOT.COM şirketlerinin büyümeleri, gelişmeleri ve yeni yatırımları için gerekli olan harcamaların kısıtlanmama koşuluyla, internet reklam pazarı çok gelişecek. Dünyada onlıne reklam harcamaları: (Merrill Lynch) 2000 yılında: 9 milyar dolar 2005 yılında: 54 milyar dolar Türkiye’nin toplam reklam harcaması(TV, Medya dahil): 1 milyar dolar Türkiye’de onlıne reklam harcaması: 2000 yılında: 5 milyon dolar 2005 yılında: 100 milyon dolar IAB’in 2000 yılı içinde yaptığı araştırmaya göre, en çok onlıne reklam tüketim malları alanında veriliyor. İletişim sektörü ile finans sektörü, yüzde 19 ile onlıne reklam verenler arasında bulunuyor. Medya reklamları ise yüzde 6 gibi çok düşük bir paya sahip. En çok tercih edilen internet reklamı ise, Türkiye’de yüzde 56 gibi yüksek bir oranla banner.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: deva m   Salı Nis. 28, 2009 9:59 pm

İnternet Reklamında Etkinlik

Yeni ekonomi kuralları, firmalar için büyük önem taşıyan tanıtım ve
reklamları da etkisi altına aldı. Hangi yaş, eğitim ve meslek grubuna gittiği belli olmayan basın, radyo ve televizyon reklamlarının yerini, hedef kitlesi belli, 365 gün, 24 saat kesintisiz reklamın alması kaçınılmaz görülüyor. Televizyon reklamları, firmalara yüksek maliyetler getirmekte. Yüksek karların, tekelci güçlerin, bilgi eksikliğinin azaldığı yeni ekonomi kuralları içinde, rasyonel davranışlar ister istemez ön plana geçecek. Nitekim, herkesin rahatlıkla her ürün hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olacağı, kalite ve fiyat karsılaştırması yapacağı internet ortamında, şirketler ister istemez onlıne reklamlara kayacak. İnternet ortamının getirdiği avantajları, önceden keşfedenler ise yol alacak. İnternet reklamlarının sağladığı en büyük avantajlardan birisi, hedef kitleye en ucuz maliyetler ile ulaşması. En önemli getirisi ise, anında reklamın izlenme oranlarının takip edilebilmesi. Örneğin dergideki veya televizyondaki bir reklamı, hedef kitlenin izleyip izlemediğini tespit etmek mümkün değil. Oysa, İnternet üzerinde reklamlarda kişilerin reklamı görüp görmediğini, tıklayıp tıklamadığnı kesin olarak görebilir.Reklam pazarının neden İnternet’e yöneldiğini söyle özetleyebiliriz: İnternet’te reklam 365 gün 24 saat ihtiyaca cevap veriyor. Şimdiye kadar gelişmiş en iyi ve etkili direk pazarlama aracı. Hedef kitleye ulaşım en yüksek seviyede seyrediyor. Firmalar istedikleri mesajı, istenen yaş, cinsiyet ve diğer özelliklere göre hedef kitlelerine ulaştırıyor. Tüketiciyle birebir iletişim imkanı sağlıyor. Böylece, anında hedef kitlede geri dönüşüm yaratıp etkiyi ve ihtiyaçları izleyip, analiz edebilme özelliği tanıyor.

Reklamın anında satışa dönüşebileceği tek mecra. Reklam üstüne tıklayan kullanıcıya, anında satın alma olanağı tanıyor. Kullanılabilecek 3 boyutlu grafik ve animasyon teknikleri ile çok daha fazla ilgi ve cazibe uyandırıyor. Hedef kitleye ulaşma ve sağladığı diğer özellikler düşünülürse maliyeti diğer mecralarla kıyaslandığında çok düşük. Güncellemek her saniye mümkün ve geri dönüşüyle birlikte sonuçlar en hızlı şekilde ölçülebiliyor. kullanıcı istediği an istediği bilgiye ulaşabilir ve istediği kadar zamanı orada harcayabilir.

Diğer İnternet Promosyon Araçları

Oyun

Bağlantı hızlarının yükselmesi ve broadband seviyelerine geçtiğimiz şu günlerde artık rahatlıkla internet üzerinden oyun oynanabilir hale gelinmiştir. Online Gaming ’in Amerika’da başlı başına ayrı bir sektör olduğu da ele alınırsa, bu konuda özellikle ürün yerleştirme gibi fonsiyonları rahatlıkla kullanılabilen oyunlar piyasaya apayrı bir ivme kazandırmış bulunmaktadır. 2004 senesi itibariyle flash tabanlı oyun üretimine başlamamız akabinde keyifli çalışmalar süreci bizim için de başlamış oldu.

Mikro Site

Özellikle belli ürünlerin yan uygulamaları ya da tanıtım engeli olan
markaların sunumu için kullanılan bu metodun önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde yaygınlaşması beklenmektedir. Kısa dönemli spot kampanyalarda hazırlanan banner’ların linklendiği ya da içinde oyunların sergilendiği bu mini web siteleri, fiyat - performans anlamında da müşteriyi son derece memnun eden çözümlerden birisi
olarak karşımıza çıkmaktadır.

On-line Anket

Websiteleri üzerinde bugüne kadar önemli anket çalışmaları olmuştur. Onlineanket, markaların reel ortamda yüksek bedellerle yaptırdıkları bu uygulamayı çok daha kısa bir zaman ve çok daha düşük bir maliyetle yapma imkanını sağlıyor.

Multimedia

Web uygulamalarının yanı sıra multimedya ve kurumsal cd çalışmaları gibi katmadeğer servis alternatifleri de firmalara sunulan hizmetler arasındadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devamı   Salı Nis. 28, 2009 10:00 pm

REKLAM TASARIMI, SONUÇ TAKİBİ VE OPTİMİZASYONU

İnternetin reklamcılık alanında sunduğu en önemli özelliklerinden biri de hedefleme ve takip yeteneği. Hedefe "zero-in" kilitlenmeniz için sunulan çok çeşitli ad-serving (reklam sunumu) yöntemleri ile normal mecralara kıyasla çok daha küçük bütçelerle hedef kitlenizi tam kalbinden vurabilmek mümkün. Hatta müşteri adayınızın karşısına "moment of truth" anında, yani tam sizin şirketinizin ürünleri veya hizmetleri ile ilgili bir arama yaparken çıkabilmek de çok kolay.


Yaşa, cinsiyete, yaşadığı şehre, mesleğe, internete giriş yaptığı kurumun türüne ve daha birçok kritere göre belirleyeceğiniz bir kitleye reklamınızı gösterebilir ve bunlara gelen tepkiyi de ölçümleyebilirsiniz. Hatta, "bir kişi aynı reklamı 2-3-5 kereden daha fazla görmemesi" gibi ek kısıtlamalarla reklama ayırdığınız bütçenin son derece verimli kullanılmasını sağlayabilirsiniz.


Peki internetin elektronik doğasından yararlanarak, bu mecrada farklı neler yapılabilir? Bu sorunun yanıtı aranırken, değişik açılardan yaklaşmakta yarar var. Bunların başlıcaları, kreatif kullanımı ve medya stratejisi planlama aşamaları.

Medya Planlama, Raporlama ve Sonuç Takibi

Hedefleme Yöntemleri

Türkiye’de henüz değerlendirildiğini zannetmediğimiz son derece önemli bir yöntem; Reklam Sunucusu (AdServer) Aracılığıyla Hedefleme. İnternetin teknolojik doğasının en verimli ve doğru kullanım yöntemlerinden biridir. Bu yöntemin kullanım alternatiflerinden bir kısmına kısaca değinmekte yarar var:

Frekans Kontrolü (Bir bannerın aynı internet kullanıcısına X defadan fazla
gösterilmemesi):

Araştırmalar gösteriyor ki, kişilerin bir banner’a tıklama olasılığı, aynı reklamı 2-3 kez gördükten sonra ciddi oranda düşüyor. Yani bir kişi reklam görselinizi ilk gördüğünde tıklamamışsa, o anda acelesi olduğu vb. nedenler düşünülebilir. İkinci kez aynı kreatif karşısına çıktığında da tıklamamışsa, ilgisini çekmişşe de, yine vakit ayıramamış olması mümkündür. Aynı kişi, bu kreatifi üçüncü görüşte “artık şu şirketin kampanyası/ promosyonuna bir bakayım” demiş ve tıklamış olabilir. Ama tıklamamışsa, büyük olasılıkla, artık bu insana aynı mesajı daha fazla göstermenin yararı yoktur. İlgilenmiyorsa, ilgilenmiyordur. Reklam bütçenizi ve dolayısıyla satın aldığınız görünümleri bu kişinin dikkatini çekmek için daha fazla harcamak yerine, başka kullanıcılara ulaşmaya ayırmanız daha yerinde bir karar olur. Bunu sağlayabilecek frekans kontrolü, herhangi bir medya planı için, reklam sunucusu bazında (adserver) sağlanabilir.

Yer Bazında Gösterim:

Yerel firmaların tanıtımında veya şehir bazında mesajlar vermek ve
kampanyalar düzenlemek gerektiğinde son derece uygun bir yöntemdir. Bu hedefleme yöntemi, şehir rehberleri ya da Zipİstanbul.com vb. sitelere reklam vermekten daha yararlıdır. Bu noktada yine reklam sunucusu, kullanıcının giriş yaptığı noktaya göre farklı reklamlar gösterebilme özelliğine sahiptir. Bu yöntem, üyelik sistemiyle çalışan Yahoo, Turk.net vb. sitelerde banner’ların üyelerin özelliklerine göre gösterimi ile karıştırılmamalıdır.

Day Parts (Reklamın Sadece Günün Belli Saatlerinde Gösterimi):

Günü, 3-4 saat dilimine ayırarak, sadece belli zaman aralıklarında gösterime gitmek de mümkündür. Dünyanın ileri gelen bilgisayar şirketlerinin bilgi işlem yöneticileri ve üst düzey yöneticilerini hedef kitle olarak gören bir kampanyada, bu özellikten oldukça faydalanmıştık. Banner gösterimini sadece mesai saatleriyle sınırlandırınca, tıklama oranının ikiye katlandığını gözlemlemiştik. Bu uygulamayı öneren site de, hazırlanan medya planının kapsamında kalmaya devam etmeyi başarmıştı.

Post-Click Analiz

Gerek internette gerekse normal mecralarda yayınlansın, reklamda takibin önemi çok büyüktür. Reklamın satışa dönüşünü izlemek, özellikle kriz dönemlerinde ağırlık kazanıyor. Reklam bütçelerinin zorlandığı bu günlerde, “günün sonunda müşterilerimizi nereden kazanıyoruz?” sorusu ciddi olarak sorulmalıdır. Reklamcılar Derneği’nden Nesteren Davutoğlu tarafından yapılan son açıklamalar da Türkiye’de reklamverenlerin ölçümlenebilir mecraya ağirlık verdiği şeklinde olması da, bu noktayı doğrulamaktadır.
Bu durumda, medya stratejisi oluşturulurken, mecranın markaya katkısı gibi alışılagelmiş kriterlere ek olarak, göz önüne alınacak belli başlı kriterler aşağıdaki gibidir:

Mecradan kazanılan müşterilerin birim maliyeti..

Mecra bazında müşteri karlılığı..

Sadece internete özgü bir takip yöntemi olan Post-Click Analiz yöntemi sayesinde, Return On Investment’a (ROI) en yakın noktalara ulaşmak mümkündür.

Diğer Hedefleme Yöntemlerine Örnekler

Hedefleme fırsatlarının birkaçına daha kısaca değinmek yerinde olacaktır. Örneğin, profil reklamcılığı sayesinde yaş, cinsiyet ve ilgi alanlarına göre oluşturulan medya planları ile hiçbir görünüm israf edilmeden hedef kitleye ulaşmak mümkündür. Ya da arama motorlarında anahtar sözcükler ve kategoriler satın alarak, hedef kitlenin karşısına tam kendi ürünümüz hakkında araştırma yaparken reklamımızı çıkarabilmek mümkün.

Yılların deneyimiyle rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki, anahtar sözcükler en yüksek tıklama oranlarından birini getirebilir. Üstelik “first right of refusal” kuralı ile ilk harekete geçen kurumların, rakiplerinin önüne geçerek, bu sözcüklerin onlara verilmesine engel olmaları da mümkün. Yurtdışında çalıştığım ajans, bilgisayar donanım ve yazılımlarıyla ve kullanıldıkları
belli sektörlerle ilgili en önemli sözcükleri bu yöntemle, IT sektörü liderlerinden olan müşterimizin kullanımı için yıllık bazda bloke etmişti. Hatta, arama motorlarının prensiplerinin değişimine göre rakiplerinizin ve ürünlerinin adını da satın almanız mümkün. Düşünün bir kere, bir tüketici Google’a girmiş ve “XXX bilgisayar” yazıp “ara” ikonuna tıklamış ve onun karşısına çıkan arama sonuçlarının en üstünde müşterimizin promosyonu ile ilgili bir banner çıkarılabilir. Bir başka fırsat da e-bültenler! Örneğin, üst gelir düzeyine hitap eden ürününüz için üst düzey yöneticilere yönelik bir e-bültene reklam vermek. Doğrudan e-posta göndermek de mümkün ama bu noktada dikkat edilecek en önemli nokta ise etik kurallar. Her zaman kullanılması gereken tek yöntem “İzinli Pazarlama”dır (Permission Marketing). Bu konuda olumlu bir gelişme olarak, geçen aylarda, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı olarak spam ile mücadele için çalışan bir alt komite kuruldu..

Devamı gelecek..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devamı   Salı Nis. 28, 2009 10:00 pm

Kampanya Optimizasyonu

İnternetin mecra olarak en büyük özelliği, adeta gerçek zamanlı olarak kampanya sonuçlarının optimizasyonunun sağlanabilmesidir. Diğer mecraların aksine, reklam verdiğiniz web sitelerinin performansını, şifreyle girilen özel ilanlardan takip edebilirsiniz. Daha az başarılı olduğuna karar verdiğiniz reklam görsellerinin ve web sitelerinin medya planınızdaki ağırlığını değiştirerek ya da tamamıyla medya planından çıkararak, kampanyanın verimini ciddi ölçüde artırabilirsiniz.

Bu nedenle, hangi kreatif türünü kullanırsak kullanalım, her zaman
görünümlerin en fazla ilk %5lik dilimi yayınlanır yayınlanmaz, web sitesinin ziyaretçi kitlesinin o görsele yatkınlığı, sitenin içinde yayınlandığı bölümle uyumu gibi noktalar analiz edilmeli ve kampanya performansını artırıcı öneriler hızla müşterinin onayından geçirilip uygulanmalıdır.

Sitelerin Analiz ve Raporlama Araçları Sunması

Reklamcılıkta en önemli kavramlardan birisi, "reklamın verimliliği"dir. Bu açıdan sunulan reklamın hangi kitleye ulaştığı ve ne tür tepkiler aldığının değerlendirilmesi çok önemlidir. İnternet reklamcılığının en büyük avantajlarından ve dünyada yükselme nedenlerinden birisi olan bu konu, bugün Türk İnternet reklamcılığının ana problemlerinden birisi olarak önümüze çıkıyor.

Web Sitelerinin Bağımsız Denetleme Kuruluşlarıyla Çalışmaları

Reklamverenlerin internete mecra olarak güveninin artması için, web
sitelerinin verilerinin bağımsız üçüncü parti denetleme kuruluşları tarafından gözden geçirilip raporlanması önemli bir adımdır.

Performans Bazlı Reklam Modellerinin de Uygulanmaya Başlanması

Bu konudaki en önemli gelişmelerden biri olan Post-Click Analizi yöntemine yukarıda değinmiştik. Ayırca, CPM (Cost per Thousand) bazlı uygulamalardan, CPC (Cost per Click), CPP (Cost per Prospect), CPA (Cost per Account) ve Affiliate Marketing gibi alternatiflere doğru kayılmalıdır.

Sektörün Büyüme Hızını Karşılayabilecek Elemanların Yetiştirilmesi

Sektördeki yetişmiş eleman açığının kabul edilmesi ve büyüme hızına paralel olarak bu elemanların yetiştirilmesinin sorumluluğunun yüklenilmesi gerekmektedir.

İnternet Reklam Tasarımı

Banner Reklamlar

Bulunduğu siteden başka sitelere köprü görevi gören, bir ürün veya hizmeti tanıtan reklam araçları olarak tanımlanan banner reklamlar, statik (durağan), animasyonlu (hareketli), interaktif (etkileşimli) oluşuna, piksel cinsinden boyutlarına ve uygulanış biçimlerine göre farklılıklar göstermektedir. En çok kullanılan banner şekli, 468x60 (tam banner) veya 234x60 (yarım banner) piksel boyutunda sayfanın üstüne yerleştirilen biçimidir. Bannerların boyutları, dosya büyüklükleri ve yaklaşık yüklenme süreleri İnternet Reklam Bürosu (I.A.B. - Internet Advertising Bureau) tarafından belirlenen satandartlar çerçevesinde saptanır. İnternetin başlangıcından itibaren ortaya çıkan ilk reklam türü olması açısından banner reklamlar internet reklamcılığında çok önemli bir yere sahiptir. Günümüzde internete ilk defa reklam veren şirketlerin çoğu, görsel açıdan zenginliği, kullanıcı ile etkileşime geçilebilmesi ve üretim maliyetinin düşüklüğü sebebiyle alternatif reklam arayışına girmeden banner reklamları tercih etmektedirler. İnternet Reklam Bürosu’nun yaptırdığı bir araştırmaya göre, internet’te kullanılan en yaygın reklam türü %55 ile bannerlar, ikinci en yaygın tür %37’le site sponsorlukları, üçüncü %8’le Tex Links reklamcılıktır.

İnternet’te ticari web sayfalarının ortaya çıkması ile birlikte, hareketli veya durağan görüntülerden oluşan, dijital ortamın bilboardları olarak nitelendirilebilecek banner reklamlar, kısa zamanda diğer reklam mecraları ile rekabet edecek duruma gelmiştir. Banner reklamların diğer reklam araçlarından farklı olan tarafı, hedef kitleyi seçebilme özelliğidir. Reklamın etkinliğinde esas unsurlardan biri olan hedef kitlenin yapısı; yani sosyal statüsü, gelir düzeyi, iş durumu, eğitim düzeyi, tüketim alışkanlıkları reklam veren için hayati önem taşımaktadır. Banner reklamın oluşumu
da, bu hedef kitleye reklam veren web sitesinin içeriğine göre şekillenmektedir. Örneğin kadın dünyasına yönelik bir web sitesinde sanayi makinaları parçaları satan bir firmanın banner reklamının yapılması doğru bir strateji olmayacaktır. Genel anlamda reklamın en temel ilkesi olan “hedef kitleye uygun reklam” banner reklamın
da temel ilkeleri arasındadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karalord18
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 22/04/09

MesajKonu: devamı   Salı Nis. 28, 2009 10:01 pm

Banner Reklamlarda Tasarım

Banner tasarımında bilgiler, belli bir görsel hiyerarşi içinde organize edilmeli ve kullanıcının bu bilgilere önem sırasına göre ulaşması sağlanmalıdır. Bir banner içinde, renkler ve yazı grupları yarattıkları kontrastlıklar ve büyüklükler sayesinde, öncelik ve sonralıklar belirlenerek, gereken noktalara ilgi çekilmelidir. Tasarlanan bannerda, kullanıcı tarafından algılanan öğeler sırasıyla; hakim renk (çoğu zaman zemin rengi), firmanın logosu ve verilen mesaj olmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda aşağıdaki Akbank bannerını incelemek gerekirse; kurum rengi olan kırmızı tüm
zeminde kullanılarak, bannerın yayımlandığı web sayfasındaki diğer öğeler arasındaki algılanırlığı güçlendirilmiştir. Verilen kısa ve net mesaj ile müşteri bilgilendirilmiş, yapılan küçük animasyon ile kullanıcının dikkatinin banner üzerinde toplanması hedeflenmiştir. Son sahnede kullanılan firma logosu ile reklam tamamlanmıştır. Bu özellikleri ile tasarım anlamında etkili, direk mesajını veren ve doğru bir banner tasarımıdır .

Bannerlar; yazının, renklerin ve çoğu zaman hareketin bir birleşimi olarak karşımıza çıkarlar. Tüm bunlar, verilecek mesajın bizlere görsel bir şölen halinde sunulması için kullanılması gereken tasarım öğeleridir. Diğer tüm grafik ürünlerin tasarımında olduğu gibi tipografi ve renk, banner tasarımının da temelini oluşturur.

Bu tasarım öğelerine ek olarak animasyon da banner tasarımının önemli bir parçasıdır.

Tipografi

Bannerlarda tipografinin görevi, iletilecek bilginin aktarımını ve mesajın rahatlıkla okunmasını sağlamaktır. İyi bir tipografi, farklı yazı karakterleri arasındaki güçlü kontrastlıklar, fon ile metin arasındaki boşlukların doğru organize edilmesi ile mümkündür. Herhangi bir grafik ürün tasarımında olduğu gibi bannerlarda da, yazı karakteri seçimi, puntosu, karakterin tırnaklı, tırnaksız, kalın ya da eğik olması, metnin bloklama biçimi tipografik düzenlemenin temel sorunlarındandır. “Tipografi, yazının mantık sınırlarını zorlamasını sağlar, dikkati diri tutar, insan ruhunu okşar, heyecan verir. Bu nedenle tasarımcının sloganı; kolay kullanımı ve algılanırlığı ile “basit”, verimli ve yararlı bilgileriyle “etkin”, tüm sorulara vereceği yanıtlarla ve yaratacağı heyecanla “derin” olmalıdır.” (Pektaş 2001:72) Bir banner tasarımı içerisinde çok sayıda yazı karakteri kullanımı risklidir. Her karakter farklı mesajlar ileterek, kullanıcının kafasını karıştıracak ve verilmek istenen mesaj hedefe geç ulaşacaktır. Metindeki kelime ya da cümleler önem sırasına göre sınıflandırılmalı, bir yazı karakterinin seçenekleri (light, normal, bold gibi), farklı punto değerleri veya çeşitli renkler kullanarak belli bir hiyerarşi yaratılmalıdır.

Bu sınıflandırmanın yanı sıra, doğru yazı karakterinin seçimi de önemlidir. El yazısı karakterler sempatik görünebilirler, Times New Roman gibi serifli karakterlerin uzun metinlerde okuma takibi kolaydır. Fakat bannerlar gibi küçük alanlı tasarımlarda okumayı zorlaştırmaması için daha düz fontlar tercih edilmelidir. Unutulmamalıdır ki; ekranda kullanılan tırnaklı fontlar, küçük puntolarda (özellikle 14 punto altı) ve koyu zeminler üzerinde kullanıldıklarında, boşlukları dolmakta, harf anatomisini kaybetmekte ve okunurluk zayıflamaktadır.

Bannerlarda, kullanılan sözcüklerin tamamında büyük harfler (majüskül) ile yazılması, bütünde diktörtgen alanlar oluşturacak, monotonluk yaratarak okumayı zorlaştıracaktır. Oysa küçük harflerin kullanımında, harfler lekesel olarak inişli çıkışlı, parçalı ve daha dinamik alanlar yaratacağı için okunması kolaylaşarak, mesaj daha rahat iletilebilecektir. Ayrıca eğer herhangi bir etki amacıyla tasarlanmamışsa, yazıların bannerın dış çerçevesine kadar dayanmamasına, boşluklar sayesinde nefes almasına özen gösterilmelidir. Eğer metinler tek satıra sığmayacak kadar uzun ise,
birden çok satıra bölünmelidir. Yeterli satır arası boşluğu bırakılmaması ve doğru espas yapılmaması durumunda metinlerin okuma ve algı zorluğu yaratacağı düşünülerek satırlar, sözcükler ve harfler arası boşluklar dikkatle hesaplanmalıdır. Bannerların hızlı okunarak algılanan birer reklam türü olduğu unutulmamalıdır.

Okunaklılık, seçilen yazı karakteri, puntosu, kelimede kullanılan renk, zeminde kullanılan renk, espas, satır arası boşluk ve yazı alanının etrafında bırakılan boşluğun miktarına göre değişmektedir.

Renk

Bir tasarım öğesi olarak renk, görsel hiyerarşiyi organize etmek aşamasında önemli bir etmendir. Renk; çizimleri, tipografiyi görünür hale getirebileceği gibi, etkisiyle onların önüne de geçebilmektedir. Tasarımda kullanılan renkler ile ilgili kesin kurallar koymak mümkün değildir. Farklı renk kombinasyonları, her insanda farklı psikolojik algılar oluşturabilir. Fakat bazı temel renk kuralları ve sınıflandırmalar tasarımcıya çalışmasında kolaylıklar getirecektir. “Renkler temel olarak sıcak ve soğuk renkler olarak sınıflandırılmaktadır. Dalga boyu yüksek olan sıcak renkler (sarı, turuncu, kırmızı), görsel düzenleme içinde daha çabuk algılanabildikleri için diğer renklerdeki tasarım elemanlarına göre kullanıcıya daha yakın bir his uyandırır. Dalga boyu düşük olan soğuk renkler ise, kişide uzaklaşma hissi yaratır. Bu temel bilgi tasarımcının görsel derinlik problemini çözebilmesinde olumlu sonuçlar doğurur”.

Banner tasarımda, diğer tüm grafik tasarım ürünlerinde olduğu gibi renkler aşırıya kaçmadan, kurum kimliğini veya mesajın etkisini öldürmeyecek şekilde seçilmelidir. Kullanıcının dikkatini dağıtacak, vurgulanmak istenen bilginin etkisinin azalmasına neden olabilecek fazla renk kullanımından kaçınılmalı, benzer mesaj grupları aynı renkler veya rengin farklı tonları ile gruplandırılmalıdır. Öne çıkacak öğeler renkler arası kontrastlıklar yaratılarak etkileri güçlendirilmelidir. Aşağıdaki örnekte kelimeler renkler aracılığıyla gruplanmıştır. Fakat yapılan bu gruplamanın çok çeşitli olması ve renklerin dalga boylarında oluşan farklılıklar, bannerı tam bir renk karmaşası içine sokmuştur. Kelimelerin renkli zeminler üzerindeki okunurluğunu sağlarken, rengin 3 özelliğini bilmek yararlı olacaktır. Tüm renklerin ton, değer ve yoğunlukları farklıdır.

Tasarımda renk ve yazının birlikte kullanımlarında bu özellikleri dengelemenin önemi büyüktür. Örneğin aşağıda, tamamlayıcı renklerden olan turuncu zemin üzerinde mavi metin görülmektedir. Harflerin renk yoğunlukları titreşim (vibrasyon) yaparak okuyucunun gözünü yoran bir enerji yaymakta, her iki renk de öne çıkmak, dikkati çekmek için adeta yarışmaktadır. Böyle bir durumda, değeri düşürülerek ya da koyulaştırılarak, elemanlardan birinin renginin yumuşatılıp, geri plana çekilmesi yazının kolay okunmasını sağlayacaktır. Banner tasarımında renk kullanımı ile ilgili en önemli ve son nokta ise, bannerın yer alacağı sitenin hakim rengine tam kontrast renk seçimleri ile oluşturulan tasarımın, kullanıcının dikkatini üzerine çekeceğidir (Bowman 2001).

Animasyon

Hareket eden, yer, biçim ve renk değiştiren nesneler her zaman canlıların ilgisini çekmiştir. Bu bakımdan bannerlarda kullanılacak animasyonun dikkat çekmedeki başarısı tartışılmazdır. Kelimelerin yetersiz kaldığı durumlarda, mesajı animasyon ile vermek kolaylıkla mümkündür. “Hareketsiz bir görüntüye uzun süre bakmanın kötü etkisi, hareket eden bir görüntünün devreye girmesiyle bir an için dağılacak ve kullanıcının bir süreliğine algısını farklı bir yere yönlendirerek dikkatini diri tutmasına yardımcı olacaktır. Fakat okunacak olan yazının önüne geçecek kadar hareketli, büyük ya da çok sayıda animasyon kullanılırsa, amaca tamamen ters düşerek kullanıcıyı hedeften saptırmış olunur.”

Banner tasarımda, diğer tüm grafik tasarım ürünlerinde olduğu gibi renkler aşırıya kaçmadan, kurum kimliğini veya mesajın etkisini öldürmeyecek şekilde seçilmelidir. Kullanıcının dikkatini dağıtacak, vurgulanmak istenen bilginin etkisinin azalmasına neden olabilecek fazla renk kullanımından kaçınılmalı..

Banner içinde animasyon kullanımında, en önemli konu dosyaların
büyüklükleridir. Animasyon uzadıkça dosya büyüklüğü artacak, bu durum banner’ın yayınlanacağı sayfanın yüklenmesini ağırlaştıracaktır. Yapılacak animasyonu olabildiğince basit tasarlamak ve mümkünse hareketin banner’ın tümünde değil, belli bir kısmında yoğunlaşmasına özen göstermek daha uygun olacaktır. Böylece hem animasyon kullanımı ile etkili, hem de küçük boyutu ile hızla yüklenip amaca hizmet eden bir banner tasarlanmış olacaktır.

Microsoft için yapılan çalışmada, tüm banner içindeki animasyon yalnızca yazılan yazıya uygulanarak, kullanıcının dikkati bir noktaya çekilmiş ve belgenin boyutu büyümeyerek hızlı yüklenen bir banner tasarlanmıştır .

Animasyonlu bir banner tasarımında, kullanıcının ilgisi 3 saniye içinde yakalanmalıdır. İzleyicinin dikkati maksimum 5 saniyeden sonra dağılarak, sabırsızlanmasına neden olacaktır. Kısaca banner da kullanılan animasyon ne izleyicinin ilgisini kaybedecek kadar uzun, ne de izleyicinin tüm mesajı algılayabilmesi için gereken zamandan kısa olmalıdır. CNN’de yayınlanan “asia now” programı için tasarlanan banner toplam 4 saniye sürmektedir. Bannerın tümünde hareketli geçişler, sahneye hızlıca giren ve çıkan yazılar kullanılmıştır. Bu hareketlilik web sayfasında gezen kullanıcının dikkatini bannerın üzerine yoğunlaştırmasına sebep olmaktadır .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
internet reklamcılığı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sanal Kuvvet :: Information Technology’s :: Püf Noktası-
Buraya geçin: